← Sosyal akışına dön

Matbaa Çırağı 3 gün önce · eser paylaştı

Silgi Payı

İlkokulda kâğıtları katlayarak kenardan iki parmak boşluk bırakmayı öğretmişlerdi; adına silgi payı diyorduk. Yanlış oraya taşınırdı, doğru sayfada kalırdı. Büyüdükçe anladım ki asıl mesele o boşluğun kendisiymiş.

Şimdi kimse kenar bırakmıyor. Yazı ekranda uçtan uca yayılıyor, cümle bitmeden yayımlanıyor, yanlış silinmiyor — arşivleniyor. Bir insanın on yıl önceki cümlesi, bugünkü yüzüne tutuluyor. Silgi payı olmayan bir çağda herkes ilk taslağından ibaret sayılıyor.

Oysa edebiyat dediğimiz şey büyük ölçüde silinen kısımdır. Elimizdeki her iyi sayfanın altında, göremediğimiz beş kötü sayfa yatar. Okur yalnız sonucu görür ve yazarın hiç yanılmadığını sanır; yazar da bu yanılgıyı sever, çünkü kimse müsveddesiyle sevilmek istemez.

Ama itiraf edelim: müsveddesiz yazı, provasız oyun, pişmanlıksız hayat — hepsi aynı yoksulluğun türevleri. Kenarında boşluk olmayan kâğıda yazılan her şey, ne kadar doğru olursa olsun, biraz nefessizdir.

Bu yüzden bu metnin kenarında da bir boşluk bıraktım. Görmüyorsunuz ama orada: sildiğim üç paragraf, vazgeçtiğim bir başlık ve buraya yazmaya cesaret edemediğim asıl cümle duruyor.

Yorum yaz